Dahi Basketbol Oyuncusu Doğuyor: Slam Dunk

Hanamichi Sakuragi ismi birçok kişi için pek anlam ifade etmeyebilir. Fakat o, hem basketbolla hem de animelerle arası iyi olan her şahsın çok yakından tanıdığı, tanımakla kalmayıp benimsediği ünlü bir çizgi film karakteridir. Sakuragi’nin basketbol macerasını konu alan Slam Dunk’ın anime kültürüne yabancı iseniz izlenmesi gereken ilk serilerden olduğunun altını çizmek gerekir. Karakterlerinin, komik, sıcak, samimi olmasının yanında, insanı kendisine bağlayan konusu ve basketboldan hazzetmeyecek en katı bünyeyi dahi basketbola ısındıracak bir yapısı var. Hikâye Shohoku lisesinde geçer. Takehiko Inoue’nin mangasından uyarlanan eserde NBA’in izlerini hem formalarda hem basketbol oyuncularının karakteristik özelliklerinde görmek mümkün. Konuya bakarsak; Liselerarası Basketbol Turnuvasına hazırlanan zayıf Shohoku takımı için yeni gelen çaylaklar büyük sorunlar getirmekle beraber peşleri sıra büyük bir ümidi de sürüklemeleri ve akabinde yaşanılanlar anlatılır.

Şiddet eğilimli ve sorunlu bir genç olan Hanamichi Sakuragi, hem ilginç kızıl saçları, hem kötü şöhreti, hem de kendisine tercih edilen diğer erkeklerin konumları yüzünden ortaokul boyunca kızlar tarafından 50 kez reddedilmiş bir gençtir. Son reddedilişinde körüklenen basketbol nefreti ise yeni başladığı lise hayatında, kalbine yeniden baharı getiren Haruko Akagi olur. Haruko basketbolu çok sevmektedir. Zaten abisi de okul takımının kaptanıdır. Uzun boyu ve olağanüstü sıçrama yeteneğinden dolayı onu basketbol takımına girmeye ikna eder. Zaten buradan sonrası seyirciyi hayranlık ve kahkahalar arasında götürüp getirir.

Slam Dunk’ı izlerken dizi boyunca birçok karakter arz-ı endam eder. Basketbol takımının kaptanı Takenori Akagi, yardımcısı Kogure, kısa boyuna rağmen şimşek gibi hızlı oynayan oyun kurucu Ryota Miyagi, basketbola ara verdikten sonra okulun serserilerine liderlik yapan Mitsui Hisashi ve basketbol dışında kalan zamanında sadece uyumayı hobi edinen yetenekli çaylak ve Hanamichi’nin hasmı Kaede Rukawa dizinin temelini oluşturur. Temeli basketbol olmasına rağmen sadece basketboldan bahsetmeyen, lise hayatını, kavgaları, insanları, aşkı anlatan bir animedir aynı zamanda. Dinamik ve akıcı ilerleyişi 9–10 bölüm süren maçlarda –ki Kaptan Tsubasa’da bir topun bölüm boyu kaleye gittiğini izleyenler hatırlar- dahi kesilmez.

Rakipleri arasındaki güçlü ekipler olan Ryonan, Shoyo ve Kainan liselerinin oyuncularını genel kurgu içerisinde animeye yedirmeyi başarması ayrıca dikkat çekicidir. Dizi bazen temel basketbol hareketleri ile izleyiciye ders verirken, bazen de Hanamichi’nin Sendoh ve Maki gibi üst düzey oyuncular karşısında ki olağanüstü gelişimini seyircinin önüne serer. Bir basketbol maçının ortasında yaşanan duygusal gerilimler, sevinçler ve bunalımlar arasında gidip gelmesi ise izleyiciyi sıkmak bir yana daha da içine çeker. Hanamichi en başından beri kendisine dahi basketbolcu lakabını layık görür. Bu durum çoğu zaman onun aleyhine gelişen komik durumlara yol açsa da, seri ilerledikçe aslında ne kadar haklı olduğu ve ne kadar kısa sürede ne kadar çabuk geliştiğinin fark edilmesi animenin en zevk verici kısımlarındandır. İzleyen herkes Hanamichi’de kendisinden bir şey bulabilir. Animenin her bölümünde ise gülmek kaçınılmazdır. Hanamichi her bölüm kendisine güldürecek bir şeyler yapmayı başarır.

Slam Dunk 101 bölüm olarak çekilmiş bir anime. Açıkçası bittiği zaman insan keşke devam etse diye geçiriyor içinden. Fakat bir spor animesi olarak ödüllü olması ve gerçekten çekici çizimlere sahip olması en azından benim gözümde seriyi bir numaraya koyuyor. Eğer anime dünyasına yeni adım atıyorsanız başlangıç için mükemmel bir seçim, eğer dünyanın içindeyseniz de bihaberseniz Slam Dunk’tan, çok şey kaybediyorsunuz bunu bilin. Zira insan her gün bir basketbol dâhisinin doğuşuna tanıklık etmiyor.

* Bu yazı Sinemalife Dergisi Aralık 2008 yılında Uçurtma İpi adlı köşede yayımlanmıştır.

En Çok Okunanlar

Diğer Başlıklar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz