Kat Kat Tat

Gördüğümüz hâlde konuşmaktan beri durduğumuz çok şey var. Her şey güzelmiş gibi yapıyoruz. Her şey yolunda gidiyormuş gibi. Mış gibi yapmaktan, di’li geçmiş zamanları, şimdiki zamanı, geleceği unutuyoruz.

İnsan psikolojik-fizyolojik-sosyal bir sacayağının üzerindedir.

Bu dengelerden birisinde azalma, eksiklik veya yokluk olması, insanın dengesini bozar ve hatta bazen onu insanlıktan çıkarır. İnsanın bu yapısının dışında, bir memleketi ayakta tutan üç ilke olmalı. Liyakat, sadakat ve feragat.

Kavramları böylesine söylediğimizde, kafiyeli de olmasından dolayı insanın kulağına hoş geliyor da, nedir bu bahsettiğim kavramlar? Toplum olarak ne kadar hâkimiz bu kavramlara ve anlamlarına bunu tartışmak lazım.

Bir şahıs, ister kamu kurumu, ister özel sektörde çalışıyor olsun, ister bir ailenin sorumluluğunu, isterse hangi içerikte olursa olsun bir ekibi yönetiyor olsun bu ilkelere uymak zorundadır.

Liyakat, işi layık olana yaptırmaktır. Bir işi, o işi yapmaya yeteneği olana, yatkın olana, layık olana yaptırmak bu kavramın içerisinde taşıdığı anlamdır. Şahsın bilmemkimlerden olması, birisinin akrabası veya ailesi olması, aynı ideolojik çeşmeden su içiyor olması gibi hususlara dikkat etmeksizin şahsın o işi yapmaya, o sorumluluğu almaya, o kararları vermeye layık olup olmayacağı sorgulanmalıdır. Hem devlette, hem de özel hayatta layık olmayan, yeteneksiz, beceriksiz, vizyonsuz ve hatta kalitesiz insanlara iş vermek, sorumluluk taşımalarını istemek kelimenin tam anlamıyla zulümdür.

Sadakat ise kendi anlamıyla sabit olduğu üzere sadık olmaktır. Kişi yaptığı işe, sorumluluğunu aldığı ailesine, yönettiği veya içinde bulunduğu ekibe sadık olmalıdır. Sadakat bireye değil, kişinin yükümlendiği olguya karşı bir borçtur. Kişiye değil de kavrama yöneltilen sadakat, o kavramın içerisinde gerçekleşen her olguyu, misal verilen her emir ve talimatı, atanan her sorumluluğu, yüklenilen her görevi kavramın menfaatleri doğrultusunda değerlendirebilmek başarısını getirir.

Yanlış anlaşılmasın bireyciliğe karşı değilim.

Aksine tek bir birey olmayı başarabilenlerin, aynı zamanda hem toplumun bir parçası, hem de tek başına bir toplum olmakta daha başarılı olabileceğini düşünüyorum. Misal verelim: Thomas Hobbes’a göre devlet bireylerin ortak iradeleriyle imzalanmış bir toplum sözleşmesidir. O halde düşünelim. Şimdi sadakat borcumuz bu sözleşmeye karşı mı olmalıdır? Yoksa bu sözleşmeyi imza eden bireylere karşı mı? İmza ettiğimiz sözleşmeye sadık olmazsak, sözleşmeyi kendimiz geçersiz kılmış olmaz mıyız?

Hazır toplum sözleşmesi fikrinden bahsetmişken, üçüncü ilkeye de geçiş yapabiliriz. Modern devletlerin oluşumunun temelinde yatan bu fikrin bir diğer yansıması, özgürlüklerin sınırının başka insanların özgürlükleri olduğu yönündedir. Sınırsız özgürlük, insan gibi sınırlar içerisinde var olan bir varlık için yeterince altı boş bir kavram. Bu fikri hayata geçirebilmek de feragat edebilme becerisini gerektirir. İnsanlar, başkalarının sınırlarını ihlâl eden özgürlüklerinden gerektiği takdir ve oranda feragat edebilmelidir.

Bu saydıklarımızdan kaçını kendiniz için geçerli sayabiliyorsunuz?

Toplum içerisinde sahip olduğunuz role layık mısınız? Yaptığınız işe, o iş karşılığında kazandığınız maaşa layık mısınız? Bir aileye babalık, analık, evlatlık etme yetkeniz var mı? Ailenize, işinize, imzaladığınız toplum sözleşmesine, ekibinize, sadık mısınız? Daha da önemlisi bu saydıklarım ve çok daha fazlasının selameti, bekası, devamlılığı için doğrudan sizin olduğunuza inandığınız taşkın özgürlüklerinizin ne kadarından feragat edebiliyorsunuz?

Bu soruları önce kendimiz, sonra çevremiz, sonra yaşadığımız yerdeki insanlar, sonra ülkemiz için yüreklilikle cevaplayıp, aksadığını fark ettiğimiz şeyleri düzeltene kadar dengemizi düzeltmemiz mümkün olmayabilir.

Çünkü tıpkı insan gibi bir denge üzerinde toplumumuz.

Tam da bu yüzden, liyakat ile fizyolojimizi, sadakat ile psikolojimizi, feragat ile sosyal hayatımızı terbiye etmek mecburiyetindeyiz.

 

En Çok Okunanlar

Diğer Başlıklar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz