Göç hareketle doğrudan ilintilidir. Bir noktadan diğerine gerçekleşen bir eylem olmazsa göçten bahsedemeyiz. Dolayısıyla aslında hareket eden her nesne aynı zamanda göçer nesnedir. Başlangıçta yetersiz bir önerme gibi gözüken bu cümlelerin üzerinde durmak, göçün doğasını anlayabilmek için önemli. Her hareket eden varlığın aynı zamanda yer değiştirme iradesine sahip olup olmadığına bakmak da gerekir. Aynı zamanda göç hareketle doğrudan ilintili olsa da her hareketin göç iradesi taşımadığının da kabulü gerekir. Sizleri teknik tanımlarla çok yormak istemiyorum. Göç, kavram açısından kişinin doğduğu yerden başka bir yerde yaşamaya devam etmesidir. Bu anlamda gelişen dünyada pek çok insanın aynı zamanda göçmen olduğunu kabul etmeliyiz.
Hayvanların da gerek beslenme alanları, gerek mevsim değişiklikleri sebebiyle kapsamlı göç hareketlerine sebebiyet verdiği de bilgimiz dâhilinde. Bu aşamada yazıya girerken sunduğumuz önerme doğrultusunda hareket eden başka varlıklar/nesneler için de göçlerden bahsedebilir miyiz?
Aslında ilk düşüncede aklımıza gelmeyen çok özel bir örneği var bu göçün: Yıldızlar. Yine bu derginin sayfaları arasında bahsettiğim ve pekiştirmekten hoşlandığım, insanla yıldız arasındaki benzerliklerden bir diğeri de göç mevzusu. Gökyüzüne baktığımızda sabit duruyor gibi görünseler de aslında yıldızların hareket ettiğini biliyoruz. Başta sistemimizin yıldızı güneş olmak üzere bütün yıldızlar belirli bir yörüngede hareketine devam ediyor.
Küçükten büyüğe izlenen bir döngü bu. Ay, gezegenimiz dünyanın etrafında bir yörüngede dönerken, dünyamız güneşin etrafında bir yörüngede hareket ediyor. Güneş, Samanyolu Gökadasının merkezindeki kara deliğin etrafında bir yörüngede hareket ederken, Samanyolu Gökadası kül halinde evrenin merkezinde bulunduğuna inanılan süper dev kara deliğin etrafında bir yörüngede hareket ediyor.
Bu hareket aynı rotada olduğu için göç demek mümkün değil. Zaten yıldızların da göç ettiğini kast ederken aslında izledikleri yörüngedeki eyleminden bahsetmiyorum. New Mexico State Üniversitesi’nde bir grup araştırmacı “Sloan Sayısallaştırılmış Gökyüzü Araştırması” verilerini kullanarak Samanyolu’ndaki yıldızların üçte bir gibi büyük bir kısmının yörüngelerini değiştirdiğini belirlemiş[1]. İşte bahsettiğim göç hareketi bu.
Daha anlaşılır olması için şöyle örnekleyelim: Düşünün ki dünya birden bire dönüp durduğu yerden sıkılıp, Venüs gezegeninin yörüngesine gidiyor ve Güneşe daha yakın bir yörüngede dönmeye karar veriyor. İşte araştırmada bahsedilen yıldızların yaptığı da tam olarak bu. Tıpkı doğduğu yerden başka yere giden yani göç eden insanlar gibi yıldızlar da doğdukları yerden başka yerlere, farklı yörüngelere geçiyorlar. Araştırma ekibinin içerisinde yer alan Michael Hayden Samanyolu Gökadasındaki yıldızların %30’unun bu şekilde göç ettiğinin tespit edildiğini söylemiş. Daha önce Güneş’e komşu bazı yıldızların da göç ettiği tespit edilmiş olmakla birlikte bu defa göçün bütün Samanyolu Gökadası genelinde gerçekleştiği görülmüş. Araştırmacılar sebebin gökadanın sarmal kollarıyla galaktik disk arasındaki etkileşimin yarattığı düzensizlik olduğunu düşünüyor.
Düzensizlik, kaos kelimesi yine bir belirleyici olarak karşımızda. İnsanların göç etme sebepleri arasında da doğdukları ortamda yaşamlarını devam ettirememe, varlıklarını sürdürme endişesi, savaş, açlık vb. pek çok düzensizliği sayabiliriz.
Araştırmacı ekip yıldızların yörüngesini değiştirmesini, bulundukları gökadanın ve göç eden yıldızın kimyasal yapılarına bağlıyorlar. Uzlaştırmak, bir araya getirmek mümkün değilmiş gibi geliyor bize ama aslında bu kimyasal yapı lafzı insan göçlerinin de temelini oluşturmuyor mu? Var olduğumuz süre boyunca tek irade ve duygu sahibi olarak kendisini gören insanın, içinde bir noktadan bile küçük olduğunu kabul etmesi gerektiği evrendeki diğer varlıkların, yapıların da bir irade ve/veya duyguya sahip olduğunu kabullenmesi ne kadar zaman alacak? Eh aramızdaki insanlar değil miydi aşkın kimyasal bir reaksiyon olduğundan bahseden?
Belki de yıldızlar umutsuz aşklarından, gezegenlerin savaşından kaçıyor veya gökadanın bir bölümünü yeterince ışıldatamadığı için işsiz kaldığından göç ediyordur. Kim bilir?
İnsanın bilmediği kesin.
[1] http://www.astronomidiyari.com/yazi/yildizlar-da-goc-eder/
- Porsuk Kültür Mart 2021 sayısında yayımlanmıştır.



