Evet Demenin Dayanılmaz Hafifliği

Bazen öyle anlar gelir ki, söyleyeceğiniz bir kelime, yapacağınız bir hareket önünüzdeki tüm engelleri kaldırsın istersiniz. Sadece bir kelime herşeyi değiştirmeye yeter mi? Dünya üzerinde hiçbir kelime insan hayatında öngörülemez değişikliklere yol açamaz diye düşünüyorsanız, size yanıldığınızı göstermek için büyük bir fırsat sunulmuş durumda. “Bay Evet” tam da bu mantığın üzerine kurulmuş, izleyiciyi bir kelimenin saltanatını sürmeye davet eden bir film. Öncelikle, filmin etiketi sadece Jim Carrey ismiyle bile inanılmaz çekici durumda. Son 10 yılda standart amerikan komedi oyuncusu olmaktan çıkıp, gerçek bir oyuncu olduğunu kanıtlayan aktörün size hem eğlenceli, hem de sıcak bir deneyim yaşatacağı fikri dahi eğlenceli geliyor zaten. Konunun daha en başında absürtlük seviyesinde değil de normal bir düzlemde anlatılıyor olması da sizi her geçen dakika filme bağlıyor.

Zooey Deschanel’in Jim Carrey ile çoğunlukla yakalamayı başardığı bir uyum var. Bu da filmin zaman zaman yavaşlamasına rağmen dinamizmini kaybetmesine engel oluyor. Tabii hakkını vermek lazım, üstün mimikleri ve ismi olmasa, hasılı Jim Carrey olmasa “Bay Evet” vasat bir filmden öteye de geçemez durumda. Konu çok farklı veya hayatınızda inanılmaz değişikliklere yol açabilecek türden bir konu değil bu yönünü kabullenmek lazım. Başlangıçta çok ilginç gelse de, film boyu aynı metaforun etrafında dönülüp duruluyor. Filmin sadece koca bir “Evet” kelimesi etrafına kurulmuş olması da biraz durağanlık katmakla beraber ilgiyi dağıtmıyor.

Ortada katıksız bir komedi yok. Ara sıra hayata dair parçaların geçtiği sizi sıkmayan, filmden uzaklaştırmayan; ama beklentinizi kısıtlayan bir takım şeyler olduğu açık. Bazı sahneler gerçekten diyaframınızı zorluyor. Yoğunlukla durum komedisi sahneleri olması ise, filmin bütününe yayılmasını engeller nitelikte; fakat izlerken bunu çokta umursamıyorsunuz.

Sonuç olarak Bay Evet, üzerinizdeki sıkıntıyı atmak, bir kelimenin aynı anda cennetiniz ve cehenneminiz olabileceği üzerine işlenen ortalama bir felsefeye tanık olmak ve eğlenmek için ideal bir seçim. Tabii bu filmden sonra önünüze gelen her filme evet dememeniz konusunda da size iyi bir ders verdiğini unutmamak lazım.

* Bu yazı 2009 yılında film kritiği olarak kaleme alınmıştır.

En Çok Okunanlar

Diğer Başlıklar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz