Neyi yanlış yapıyoruz da bunca garabeti göğüslemek zorunda kalıyoruz? Günlük hayatın sıradan olayları haline gelmesine müsaade ediyoruz her şeyin.
Normal ne demektir esasen?
Normlara, yani kurallara uyan demektir.
Oysa günümüzde bu tanımı değiştirmek gerekiyor. Kurallara uyan, hayatını belirli etik ilkeler ve kurallar doğrultusunda şekillendiren insanlar artık normal sayılmıyor. İnsanlar hakiki yumurta yetiştirmenin emeği yerine, mavi yumurtanın kolaycılığını seçiyor. Dürüst olmak, ahlaklı olmak, erdemli olmak bu toplumda artık normal değil. Bu vasıfları bünyesinde barındıran, komşusunun karın tokluğuna, sanal ineklerin yemlenmesinden çok daha fazla ihtimam gösteren, işini layıkıyla yerine getiren, bir günü bir gününe uymayan insanlarla karşılaşınca şaşırıyoruz artık.
Şaşırmamız anormal değil mi?
İnsanın yani yaratılmışların en şereflisinin, bu vasıflara sahip olmasını bırakın övmeyi, asgari müşterek saymak gerekmez mi? Neden bu vasıflara sahip insanlara uzaylı muamelesi yapalım ki?
Sorularımın cevabını vereyim. Uzaylılar da ondan! Günümüz insanı yaratılmışlıktan, üretilmişliğe evrilmiş durumdadır. Bu üretilmişliğin sonucu, gördüğü her reklamın peşinden alışverişe, duyduğu her sloganın peşinden mitinge, Allah diyen, dolandırıcı olsa da, buna ihtimal vermemeye götürüyor günümüz insanını.
Tam da bu sebeple üretilmiş insanların karşısında onlara erdem, ahlak, dürüstlük, sadakat, liyakat, feragat gibi kavramları yaşayışıyla, duruşuyla, davranışıyla gösteren “uzaylılar” anormal görülüyor. Bazı filmlerde karşılaşacağınız bir diyalogdur. Tanımadığı bir kimseden iyilik gören insan, muhatabına “Bana neden iyilik yapıyorsun?” diye bir soru yöneltir. Zira sanayi toplumlarında “iyilik yapan, iyilik bulur” veya “her iyiliğin bir karşılığı olmak zorundadır”.
Bazılarımız birbirine “neden iyilik yapmıyorsun?” sorusunu soramayacak kadar normalleştik. Çünkü çoğumuz dünyalı artık. Genlerimize işlemiş bu tembellikten ve normallikten kurtulabilmek için, birkaç uzaylının gelip bizlere, eskiden sahip olduğumuz bütün değerleri göstermesine ihtiyacımız var. Sanal arılardan bal toplamanın karşılığında rızkımıza göz dikenler yerine, bu uzaylılardan nasıl iyilik yapılacağını öğrensek daha iyi olacak. Çünkü onlar bu gezegene her geldiklerinde, aynı cümleyi kuruyorlar:
“Selam dünyalı, ben dostum!”



