Herkesin geçmiş rüyalarından belirli parçaların toplanıp oluşturulduğu bir heyulanın içinde debeleniyor. Birbirleriyle iletişim kurmaktan imtina eden insanlar, artık bırakın sosyal veya toplumsal sorunlarını, şahsi sorunlarını bile dertleşmek makamında bir başka insana aktarırken sansürlüyor.
Koca bir toplumu şahsım üzerinden yorumlayacak değilim. Sıkıntılı addedilen çoğu an münfesih durumda zihnimde. Ancak damarlarımın en kılcal noktalarında hissettiğim bir fetret var. Ancak her fetret devri, bir fetihle nihayete erer. Kendinizi yeniden fethedin. Zaman her zaman aktığından daha yavaş akıyormuş gibiyken, her gözümü açışımda ne çok zamanı kaybettiğimi fark ediyorum. Böyle durumlarda kafamı başka şeylere odaklamayı seçerim hep. Gündelik hayatın sıkıntılarından, çalışmanın yüceliğine kaçmak en iyisidir. Çalışacak dirayeti bulamayan insan için ise “ne olursa olsun” bir aksiyon almak lazım gelir.
Çalışamıyor muyuz? Bir şeyler okuyalım. Yanınızda okuyacak bir şeyler taşıyın. Hatta ille taşımak zorunda değiliz. Ceplerimizde ki teknolojik harika, sadece oyun oynamak, dedikodu yapmak veya başkalarının hayatını röntgenlemek dışında da çalışsın. “Akıllı” namını hak etmesi için o telefonların, girin arama motorlarına aklınıza takılan bir bilgiyi araştırın.
Nobel ödüllü Aziz Sancar, ülke olarak kurtuluşumuzun siyasetten uzak durarak, ilim yapmakta olduğunu söylüyor.
Kendi kendinize ben bilim adamı mıyım? Demeyin.
Tarlada çalışan bir çiftçiyseniz, nasıl daha sağlıklı ve verimli ürün alabileceğinizi araştırıp, onun ilmini öğrenin. Bir doktorsanız, son ameliyatlarda kullanılan teknikleri, bir hukukçuysanız kanun değişikliklerini takip edin veya daha adil bir toplum için neler yapılabileceğini, bu konuda sunulmuş görüşleri tetkik edin. Bir çöpçüyseniz, çöplerini topladığınız mahallenin temizlik ve çöp dökme alışkanlıklarına dikkat edin. Bir işsizseniz, nasıl iş bulunacağını öğrenin.
İlk bakışta saçma gözükse de, nefes almak dahi bir ilmin neticesidir. Yeni doğan bebek, annesinin karnından, dış dünyaya ulaştığında bu ilmi öğrenir.
En iyisi önce oturup, şöyle derin bir nefes alın!



