Kalabalıklar İçinde Yürüyüş: Flanör – Engin Topuz

İnsan eylemleri arasında derin mana sahibi olup da küçümsenerek köşeye atılmış en önemli hareket yürüyüştür. Çoğunlukla bir istikamete, hedefe, amaca ulaşmak için katlanılması gereken bir zaman diliminin adı hâline gelse de aslında varoluşumuzun temeli yürümek üzerine kurulmuştur. Soyut ve somut anlamda insan varlığının, kendince anlamlı kılınması için farklı şekillerde de olsa kesilmeyen yürüyüş bir nakarat hâlini alıp zaman zaman önemsizleşmiştir.

Engin Topuz’un yeni romanı Flanör, aslında önemsenmeyen yürüme eylemini, romanın baş karakteri Deniz Usluer’in “Yürüyen Adam” lakabında bir leitmotife dönüştürüyor. Romanın girişinde Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam’ına yapılan göndermeyle, romana adını veren Flanör’ün arasındaki bağlantı bizi yazarın sorgularla dolu dünyasında nelerle karşılaşacağımızı göstermek niyetinde. Bir kavram olarak Flanör, edebiyat ve felsefenin 1800’lü yıllardan sonra özellikle ilgisini çekmiştir. Modern zamanın, bilinçli, amaç sahibi aylaklarını, kent gezginlerini, kalabalıklar içerisinde tedirgin hissedenleri, kalabalıkların adamlarını tarif etmek için kullanılan Fransızca bir kelimedir. İyi okurların roman içerisinde sıkça karşılaşacağı metinlerarası geçişlerin de göstereceği üzere Engin Topuz, Yusuf Atılgan başta olmak üzere Poe, Camus, Tanpınar gibi pek çok yazarın eserinden kilit noktaları “Yürüyen Adam”ın adımları altına ustaca sakladığı gibi bazen de cesurca ön plana alıyor. Bu doğrultuda başta romanların adı arasında kurulan paralelliğin de göstereceği üzere, Yusuf Atılgan okurlarının romanın içerisinde çok şey bulacağını da belirtmek gerekir.

Roman kahramanının arka plan olarak kullandığı dağınık yürüyüş rotası esnasında kendi hayatından izler taşıdığı muhtemel yan karakterler ve olaylar hakkında kent gezgini ana karakter pek mühim bir işlev görüyor. Okura yalnızlığını kutsatmasına sebep olan tespitleri kimi zaman kurgu bağlamından çıkıp, yazarın deneme hususundaki kalem tecrübesini göstermek adına okuma istikametini değiştiriyor. Ancak Flanör’ün plansız ama anlamlı gezginliğine uyabilecek geçişler bunlar. Öyle ki, çok işlenen bir kurgu modeli olan “yazarın, bir yazarın hayatını anlatması” üzerine kurulan giriş motifini, hatta ana karakterin eskiden bir yazar olduğunu bile unutturmaya muktedir cümlelerle bezenmiş.

Sonuç olarak; Flanör, hem eski kalem ustalarına karşı bir saygı duruşu, hem de kurguda beklenilmeyen bir sürprizi okura getirirken izlediği teknik itibariyle okunası bir kitap. Engin Topuz’un önceki eserlerinden atıflarla da kendi okurunu selamlayan Porsuk Kültür Yayıncılık etiketiyle yayınlanan eser, okuru sersemleten güçlü bir duruş sergiliyor.

 

  • Bu yazı Ihlamur Dergi Kasım 2020 sayısında yayımlanmıştır.

En Çok Okunanlar

Diğer Başlıklar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz