Merdivenin Başında Bir Başıma

Şimdi hayaletlerin bile kendini garip hissettiği bir boşluğa dönmüş tüm geçmişim. Üç ev ötesiydi ablamın evi, sağındaki caddede geçti on beş yılımdan fazlası. İki caddenin arasındaki okuldu ilk ve orta okulum.

Ben bu merdivenlerden koşa koşa inerek yetiştim hava kararmadan eve, bu merdivenlerin üstündeki caddeyi arşınladım yıllarca. O caddenin üzerinde durdurmazlardı hiçbir araba. Askerler düdük öttürürdü yasak olduğunu anlasınlar diye.

Bu caddenin çocuklarını yendik mahalle maçlarında ve babamın tayini çıkıp da bir yandaki caddeden taşınınca onca yılın ardından, bu caddede oturan ablamlara gidip gelerek teskin ettim çocukluğumu, gençliğimi. Ben bu merdivenleri tırmandım; elimde çiçekler, üzerimde damatlıkla, gelinimi almaya gitmek için beni bekleyen araca.

Bu merdiveni son çıkışımdı düğün günüm. Çocukluğum, gençliğim, mahallem, evim. Doğmadığım ama doyasıya büyüdüğüm yer. Geceleri korkmadan sokakta oynadığım, bir yan caddeden yokuş aşağı bisiklet yarışı yaptığım, caddeye kaçan topu yakalamak için bir arabanın altında kaldığım. Sağında arabaların park ettiği, geçmişte kalmış kumru cıvıltılarının eşlik ettiği yer.

Pek kızardım eskiden anneme. Evimiz, bahçemiz, mahallemiz aklına geldiğinde gözleri yaşarıyor diye. Şimdi bir ekranın başında, kıpkırmızı, sırılsıklam gözlerim. Bu merdivenin üzerinden bir başkasının gözüyle fotoğrafına baktığım mahalle.

Hayaletlerin bile kendini garip hissettiği bir boşluğa dönen geçmişim. Sanki hiç terk edilmemiş gibi, sanki hep metrukmuş gibi. Ölmüşlerin sesi geliyor, vadide akan bir nehre benzeyen caddenin üzerinden esen rüzgarla birlikte.

Sanki bugün herkes ölmüş, ben bu merdivenin başında bir başımayım.

En Çok Okunanlar

Diğer Başlıklar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz