Sabah işe gelirken radyoda poşetlerin paralı olmasına inanilmaz tepki gösteren yurdum insanını dinledim. Gerçekten bu insanoğlu tuhaf. Bırakın memleketlerini dünya elden gidecek. Yaşayacak toprak parçası kalmayacak ama poşetlerden kurtulmak yerine poşetin paralı olmasını tartışıyorlar. Yaşamak için paraya ihtiyaç var amenna; ama tartışılmasının öncelik kazanması gereken husus bu gidişle iki üç nesil değil bir nesil sonrasına yaşanacak bir dünya bırakamamak.
Üstelik gözleri önünde 10 milyon Uygur Türk’ü ortadan kaldırıldı. 1500 yıldan fazla süredir o toprakta yaşayan bir unsur bilinçli ve programlı bir şekilde yok ediliyor ama poşetin 25 kuruş olması daha önemli. Misal sarı yeleklilere baktığımızda oradaki genel sorun da pahalılık aslında. Yoksa Fransızların dünya üzerindeki en büyük insan hakkı ihlallerinden, sömürgeciliğinden, Cezayir’deki soykırımından yana insani bir tepki göstermek için bu denli kalabalık şekilde bir araya gelmesi mümkün mü?
Özelinde Türk insanı daha garip. Kaç aydır genel tüketim malzemelerine deli gibi zam geliyor. Benzin, mazot uçmuş gidiyor. Herkes poşet zammını tartışıyor. Benzeri ekmeğe zam geldiğinde de olmuştu ki bence diğer zamların yanında ekmek zammı, fırıncılar ve onların geçimi için elzemdi. Evet geçim derdi yaşayan insanın önceliği ekmek ve poşetin zamlanması olabilir. Ama bu hususu gündemde tutan medyanın derdi ne acaba?
Uygurlar da, dünya da avuçlarımızın arasından kayıp gidiyor. Aslında gözümüzden kaçan daha pek çok şey var. Ama neden haberdar olmanızı istiyorlarsa ondan haberdarsınız.
Aaa sakın yanlış anlamayın. Hepimiz özgürüz. Öyle böyle değil hem de.



