Yedi Adımdan Sonra Arabacı Cabbar’a: Kadir İnanır

50’li yılları takiben Yeşilçam’ın jön ürettiği dönemde sinemamız birçok jön kazanmış her biri kendi oyunculuk tarzını yakalamakla birlikte, hem canlandırdığı roller hem de zamanla bu tip rollerle üzerine yapışan ve yakışan ağır roller sayesinde biri aralarından sıyrılmış ve Kadirizm felsefesinin temellerini atmayı başarmıştır. Nüfus cüzdanında yazan tarihin aksine ne zaman doğduğu tam olarak bilinmeyen Kadir İnanır 1949 yılında Fatsa’da dünyaya gelir. Tıpkı diğer birçok jön gibi o da sinema hayatına bir yarışmayı kazanarak atılır. Sadece bir sene yardımcı rollerde oynadıktan sonra başrollerde yer almaya başlar. 70’li yıllara Dönüş, Selvi Boylum Al Yazmalım, Devlerin Aşkı gibi bugün dahi Yeşilçam’ın en iyi filmlerinden kabul edilen filmlerdeki üstün oyunculuk performansıyla damgasını vurur. Bunun dışında Bitirim Kardeşler ve Baldız gibi filmlerde komedi rollerinde de başarılı performanslar sergiler.

Kurtlar Vadisi vadi olmadan çok önce, Türk seyircisini biraz da yanlış bir şekilde ilkeli mafya babası kavramı ile tanıştıran ilk ve en sert mafya babası odur. Zaten Kadirizm felsefesinin temelleri de 80’li yıllarda ki bu sert karakterlerin yansımasıyla atılır. Bu dönemden sonra oynadığı rollerle en sık aldığı eleştiri, kariyerinin başındaki oyunculuk çeşitliliğini bu döneme yansıtamamış olmasıdır. Kadir İnanır 182 sinema filmini sığdırdığı kariyerinde tam 21 kez mafya babasını oynar.

Tabii bu sert mizaçlı karakterlerin arasında Tatar Ramazan, Yılanların Öcü, Karılar Koğuşu filmleriyle de üstün oyunculuklar sergiler. Kadirizm felsefesine oyunculuğundan ayrı olarak kendi karakterini de katan İnanır, oyunculuğunda da uzunca bir süre bu anlayıştan taviz vermez. Mahkûm, Köy Ağası, mafya babası rolleri filmlerde Kadir İnanır’ın en çok oynadığı rollerdendir.

Kadirizm felsefesinin getirisi sonucu, Kadir İnanır kendi sertliğinden taviz vermesine sebep verecek hiçbir rolü kabul etmez. Zaten 90’lı yılların başından itibaren, eskisi kadar sık sinemalarda kendisini de göremeyiz. Ta ki 2000 yılında çekilen Komser Şekspir filmine kadar. Gösterime girdiği dönemde Kadir İnanır’ın hem kişiliği, hem bugüne kadar canlandırdığı karakterleri, hem de Kadirizim felsefesi ile zıtlığı medyada yoğun yer alır. Kadir İnanır ise kendisini sevenleri farklı bir rolle ve iyi performansla selamlar.

Türk sinemasında kibar jön ekolünden sert, ağır, oturaklı jöne geçişin sembolü olan Kadir İnanır, sinema perdesindeki başarısını televizyon ekranında yakalayamaz. 1995’ten başlayarak Savcı, Marziye, Derman Bey, Kırık Ayna, Kumsaldaki İzler, Bütün Çocuklarım dizilerinde hep başrollerde oynar. En son Kuzey Rüzgârı dizisinden de birinci sezonun bitiminde ayrılır.

2003’te Türk Sinemasının en başarılı filmlerinde birlikte rol aldığı Türkan Şoray ile Gönderilmemiş Mektuplar’da yeniden kamera karşısına geçer. Fakat bu filmde iki yüze de alışmış olan sinema seyircisinin beklentilerini aşamazlar. 2005’te Sinema Bir Mucizedir filmi ile yeniden beyazperdeye göz kırpmış fakat yine beklentileri karşılayamaz.

Bu sene ki Altın Portakal’da Atilla Dorsay’ın: “Son Cellât’ı film iyi olduğu için değil, Kadir İnanır iyi oynadığı için listeye aldık” polemiğiyle dikkatleri yeniden üzerine çeken aktör 7 Kasım’da Arabacı Cabbar rolüyle karşımıza tekrar çıkacak. Bu tuhaf polemiğe konu olan olumlu eleştiriyle birlikte umarız bildiğimiz Kadir İnanır oyunculuğunu sinemada görebiliriz. Sinemamızın tarihine altın harflerle kazınacak daha birçok filmde kendisini ve sanatını görmek dileğiyle.

* Bu yazı e-dergi olarak çıkan Sinemalife Kasım 2008 sayısının Zoom Aktör bölümü için kaleme alınmıştır.

En Çok Okunanlar

Diğer Başlıklar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz